Zamanda Yolculuk

Beyhan Çevik isimli öğretmenimiz bizlerle hoş bir yazısını paylaştı. Bir eğitim-öğretim yılı daha yaklaşırken öğretmenliğe yeni başlayan meslektaşlarımıza dair güzel dileklerine de yer verdiği bu yazısı için kendisine çok teşekkür ediyor, eğer paylaşmak isterse çalıştığı okul veya hangi ilde olduğu gibi bilgileri bize yazmasını rica ediyoruz.

Zamanda yolculuk

Herkese nasip olmaz bir şeyin başladığını ve bittiğini görmek. Yok, yok yanlış anlamayın. Bir yağmurun, bir yılın, bir günün başlayıp bittiğinden bahsetmiyorum. Ya da seyretmeye başladığımız bir filmden… Hikâye yirmi bir yıl öncesine dayanıyor.

Tayinimin çıkmasını dört gözle bekliyordum. Bu arada nişanlanmış ve tayinim eşimin görev yaptığı yere çıksın diye önceden nikâhlanmıştık. Günler geçmek bilmiyordu. Her gün yeni bir umutla tayin haberini bekliyordum. Derken beklenen gün geldi. Tayinler belli oldu. Fakat tayinler belli olmasına rağmen hiçbir gazetede liste yoktu. Bugün olsa anında internetten öğrenebilirdik. Tüm gazeteler baktım, ama yoktu işte.

Kahrımdan ve merakımdan kalbime inecekti. Umutsuzluğum beni bitirirken agresifliğim etrafıma da yansıyordu.  Zaten herkesin “Ne zaman tayinin çıkacak?” sorularından usanmışken üstüne üstlük bir de tayinimin belli olmaması beni kahretmişti. Aklımdan türlü türlü senaryolar geçiyordu. Acaba yeterlilik sınavını kazamamış mıydım, acaba güvenlik soruşturması olumsuz mu çıkmıştı vesaire… O gün, bir türlü geçek bilmiyordu.

Umutların tükendiği bir anda telefon çaldı. Arayan eşimdi. Bana “Müjde, tayinin çıktı.” dedi. Fakat içimden inanmak gelmedi. Çünkü ben, koskoca bir büyük şehirde tayin haberini alamazken eşim nasıl olmuştu da küçücük bir kasabada haber almıştı, anlayamamıştım. Aklıma eşim beni özledi de yanına çağırıyor herhalde diye bir düşünce geldi. Fakat daha sonra, tayin başvurusu için de benim oraya gitmem gerektiği ve bunu da onun söylediğini hatırladım. Doğruluk payı olabilirdi.

Evet, gerçekti. Eşimin haberi doğruydu. Bu sevinç ve telaşla Aralık ayının ortasında lapa lapa kar yağan, bana yabancı olmayan, öğretmen okulunda okuduğum o küçük kasabaya bu kez öğretmen olarak tayinim çıkmıştı. Hem de yeni başlayan bir adaya göre hatırı sayılır okulda. Daha ne isterdim?

O unutamadığım günden bugüne tam yirmi bir yıl geçti. Birçok okulda çalıştım, sayısız öğrenci yetiştirdim. İki çocuğum oldu, ama benim aslında yüzlerce çocuğum vardı. Hiç ayırt etmedim. Ve bugün o heyecanla başlayan yolculuğun sonlarına geldim.

Evet, başladı ve bitti derken kastettiğim buydu. Herkese nasip olmayacak bir duygu bu… O yirmi bir yıla neler sığdı, neler… Hepsi geride kaldı ve hayal oldu. Yeni bir dönem başlıyor benim için. Anlatılamaz bir ruh hâli içindeyim. Tek gurur duyduğum şey, yetiştirdiğim öğrencilerim. Onların memleketimize hayırlı evlatlar olarak hizmet verecek olmaları ve bizlerdeki görev aşkının onlara yansıması tek mutluluk kaynağım ve duygum. Onları çok seviyor, bahtlarının açık olmasını diliyorum.

Bizden sonra görev yapacak öğretmenlere de sağlık, mutluluk ve başarılar diliyor, tüm meslektaşlarıma da başladıkları bu uzun eğitim-öğretim yolculuğunda sabır, başarı ve muvaffakiyetler temenni ediyorum.

Evet, başladı ve bitti. Zamanda yolculuk ne kadar kısa sürdü, değil mi? Bir nefes almak kadar kısa. Bir göz kırpmak kadar kolay…

Sağlıcakla. ”